Bize Ulaşın

20'lik Diş Tedavisi

Yirmi yaş dişleri, onlu yaşların sonunda veya yirmili yaşların başında çıkması beklenen azı dişleridir. Günümüzde gömük kalmaları ve ameliyatla çekilmeleri ile ün yapan bu dişler, sürmeye başlamalarıyla birlikte, çokça soruyu da beraberinde getirirler:

Akla gelen ilk soru doğal olarak, “Yirmi yaş dişim neden gömülü kaldı?” oluyor. Bu konuda birkaç hipotez var. En çok kabul gören hipotez ise, avcı toplayıcı bireylerken daha sert besinlerle beslenmemiz ve buna bağlı olarak çenelerimizin daha büyük olması. Tarım ve sanayileşmeyle birlikte, tükettiğimiz besinlerin yumuşamasıyla çenelerimize daha az görev düşüyor ve bu süreç yüzyıllar içinde çenelerin küçülmelerine sebep oluyor. Bu evrimsel süreç sonunda, ağızda son çıkan dişler olan yirmi yaş dişleri çenede yer bulamayarak çoğunlukla yarı veya tam gömük olarak çenenin içinde kalıyor.

Hastaların en çok merak ettiği sorulardan bir diğeri de “Yirmi yaş dişimin gerçekten çekilmesi gerekiyor mu?” oluyor. Bunun cevabını ezbere vermek tabii ki mümkün değil ancak her yirmi yaş dişinin çekilmesine gerek olmadığını söyleyebiliriz. Örneğin, hastanın çenesi yirmi yaş dişinin sığabileceği kadar büyükse ve yirmi yaş dişi, diğer dişlerin arkasında sağlıklı bir dişetiyle birlikte yerini alabildiyse çekilmesine gerek olmuyor. Yirmi yaş dişi, üzeri tamamen kemik ve dişeti ile kaplı ise ve hekim tarafından semptom yaratmayacağı öngörülüyorsa da, periyodik olarak takip edilmek şartıyla çene içinde bırakılabilir. Ancak diş yarı gömük ise, ağrı, şişlik, fonksiyon kaybı gibi enfeksiyon belirtileri veriyorsa, yanağa doğru çıkmış ve fonksiyonda yanağı irite ediyorsa, öndeki dişin arkasında cep yaratmışsa veya çevresinde kist oluşumu söz konusuyla mutlaka çekilmesi gereklidir. Bu arada sorun çıkartması olası dişlerin de çekilmesini öneriyoruz. Çünkü yaşla beraber kemik sertleşiyor ve yine yaşla beraber bireyde sağlık sorunları çıkması sözkonusu olabiliyor. Bu yüzden hasta sağlıklıyken, çekime engel oluşturabilecek bir sağlık sorunu veya ilaç kullanımı sözkonusu değilken çekimleri gerçekleştirmekte fayda var.

Hekimlere en çok sorulan sorulardan biri de “İşlemden sonra yüzüm çok şişer mi?” oluyor. Cerrahi işlemlerden sonra, özellikle kemikte çalışıldığında, vücudun doğal bir tepkisiyle, çoğunlukla hastaların yüzünde şişlik yani ödem meydana geliyor. Seyir olarak da, ilk üç gün artan ve dördüncü günden itibaren inmeye başlayan bir süreçten bahsediyoruz. Şişliğin miktarını kesin olarak öngörememekle birlikte, işlem zorlaştıkça vücudun verdiği tepkinin yani şişliğin arttığını söylemek mümkün. Bu sebeple hekimin tecrübesi ve dişi mümkün olduğu kadar dokulara az hasar vererek çıkarması bu noktada önemli.

Şişlikle birlikte işlem sonrası ağrı da hastaları tedirgin eden diğer bir konu. Aynı şişlikte olduğu gibi, ağrı da vücudun doğal bir tepkisi. İşlemin zorluğu kadar hastanın ağrı eşiği ve işlem sonrası bakım da ağrının şiddetini etkileyen faktörler arasında. Bu sebeple hastanın hekimin uyarılarına dikkat etmesi ve reçete ettiği ilaçları düzenli kullanması gerekiyor.

Hastaları endişeye sevk eden diğer bir durum ise hekimlerinin “Dişin sinire çok yakın, çekilirse yüzün felç kalabilir” söylemi oluyor. Genelde hastalar bu söylemin ardından ikinci bir fikir için çene cerrahına danışıp işin aslını öğreniyor: Yirmi yaş dişinin çene sinirine yakın olduğu durumlarda, çekim sonrası sinir zedelenmesi olaşabilen komplikasyonlar arasında. Literatürde meydana gelme sıklığı % 0.4 ile %8 arasında rapor edilmiş. Zarar gören sinir yüz siniri değil; çene, dişler ve dudağın siniri. Yani hasar oluştuğunda dudakta his kaybı veya değişimi sözkonusu olabiliyor. Vakaların çoğunda hasar geçici oluyor. Kalıcı hasar, literatürde bildirilen olguların %1’inden daha az. Hasar oluşumunda dişin sinirle ilişkisi ve işlemi yapacak doktorun tecrübesi çok önemli. Bu yüzden, özellikle gömük dişlerin çekimi için bir çene cerrahisi uzmanına başvurmanızı öneririz.

 

Benzer Tedaviler

Çocuk diş hekimliğinde acil kapsamına giren durumlar şunlardır...

Devamı

Burada kastedilen “hepsi” protez dişler; “dört tane” ise dört adet implanttır.

Devamı

Pulpa, dişin gelişiminden, beslenmesinden ve savunmasından sorumlu, dişe canlılık veren dokudur.

Devamı

Zirkonyum kuron ve köprü protezlerinin altyapısı olarak, gri metalin yerine kullanılan beyaz renkli bir alaşımdır.

Devamı

Diş Çekimi, 20 Yaş Diş Çekimi, Kök Ucu Rezeksiyonu, Sinüs Lifting (Yükseltme) Tedavilerini Kapsamaktadır. 20 yaş çekimi

Devamı

Diş, çene kemiği ile onu bütünüyle saran diş eti ve ağız dokularının sağlığıyla ilgilenen bir diş hekimliği dalıdır.

Devamı

Çocuk diş hekimliği olarak da bilinen pedodonti, diş hekimliğinin çocuklarla ilgili olan bölümüdür.

Devamı

İmplantlar, diş kaybının yaşandığı bölgedeki çene kemiğine cerrahi olarak yerleştirilen, titanyumdan yapılmış yapay diş kökleridir.

Devamı

Çene ekleminizde ses geliyorsa ağrı şikayetiniz olsun ve olmasın mutlaka diş hekimine muayene olmalısınız.

Devamı
Randevunuzu hemen almak için WhatsApp’la ya da Bizi arayarak iletişime geçin..
Bize Sorun!

RANDEVU ALIN